• DOLAR 00:13
    8.1553 (1.07)
  • EURO 00:13
    9.6454 (1.1)
  • ALTIN 00:06
    502.251 (0.05)

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

1 ay önce eklendi
6 dakika 0 saniyede okuyabilirsiniz
Bugün Altın Çocuk'un doğum günü... Blue belgeselinden faydalanarak hazırladığımız içerik ile iyi ki doğmuş diyoruz!

Müzikle ilgilenmeye devam eden Yavuz, Hey dergisinin düzenlediği yarışma için grubuyla birlikte I Will Cry şarkısını kaydetti.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Bu şarkının bestesi ve sözleri arkadaşı Ercan Saatçi'ye aitti. Yarışma kapsamında seçilen 10 bestenin içinde bulunduğu bir albüm hazırlanacaktı. Tabii ki Yavuz da bu albümde yer almaya hak kazandı.

Yarışmayı kazandıktan sonra yeni gitarına kavuşan Yavuz, gitarıyla çok fazla zaman geçiriyor ve sürekli notalarla oynuyordu.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Ancak hayatının ilerleyen safhalarında ortaya çıkacak olan sorunların etkilerini Yavuz'un yakın arkadaşları o dönemlerde de fark ediyordu. Sürekli dünyadan kopuyor, dalıp gidiyordu.

1988'de Labirent Topluluğu grubuyla Yıldız Üniversitesi Üniversiteliler Müzik Yarışması'ndaki performansı sayesinde usta müzisyenlerin ilgisini çekmeyi başardı.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Önü açılmaya başladıkça farklı müzisyenlerle de iletişime geçme imkanı oldu. Bu isimlerden biri de Batu Mutlugil'di. Mutlugil, Yavuz'u keşfettiğinde çok heyecanlandı ve şu anda Duman grubunun gitaristi olan oğlu Batuhan Mutlugil'i onun sahnesini izlemeye götürdü.

Batu Mutlugil, Yavuz ve arkadaşlarını karşısına alıp bir grup kurmak konusunda konuştu ve ortaya efsane çıktı: Blue Blues Band!

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

1990'lara damgasını vuran grupta Yavuz hem şarkı söylüyor hem de gitar çalıyordu. Gruba baterist olarak Kerim Çaplı da dahil olunca grup bambaşka bir hal aldı. O dönem Blue Blues Band'in hayranları arasında Nejat İşler, Aylin Aslım gibi günümüzün ünlü isimlerinin yanı sıra usta müzisyenler de vardı. Grup performansa başladığında mekandaki insanlar sohbet etmeyi kesiyor ve sadece hayranlıkla onları izliyordu.

Teoman da Yavuz'a hayrandı: "Bir sürü gitaristle çaldım ama en çok onunla çalmayı severdim. O, gerçekten müziği hisseden biriydi."

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Teoman'a göre Yavuz'un müziğe kendisini bu kadar vermesinin nedeni küçüklükten beri çok yalnız kalmış bir çocuk olmasıydı. Gerçekten de öyleydi. Yavuz'un annesi o çok küçükken ölmüştü ve annesinin ölümü Yavuz'a büyük bir travma yaşatmıştı.

Yavuz özgür ruhlu bir adamdı ancak babası onun tam tersine sert bir yapıya sahipti. Bu nedenle de ikisi arasında gerginlikler yaşanıyordu.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Kendisini izlemeye geldiğinde tanışıp aşık olduğu eşi Didem Berkes ile birlikteliklerinden doğan Yavuzcan için Yavuz'un çok güzel hayalleri vardı. Babasının ona uyguladığı baskıyı ona uygulamayacak, her şeyi oğluyla birlikte yapacak ve son derece yakın olacaklardı. Oğlunu iyi bir şekilde yetiştirebilmek için ebeveynlik kitapları bile okuyordu.

Bu sırada kariyeri için de yoğun bir şekilde çalışıyordu. Üretmek istiyordu ancak Blue Blues Band artık onun bu isteğini karşılamıyordu. Bu yüzden de solo çalışmalara başladı.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Ancak ne yazık ki albümün gidişatı istediği gibi olmadı. Albümünün emeklerinin karşılığını alamadığını düşündü. Onun istediği şey, insanların onu dinlemesi ve alkışlamasıydı. Albümün başarısız olduğunu düşündükten sonra her türlü konuda kaygı yaşamaya, 2. albümü yapamayacağını ve insanların artık onu dinlemeyeceğini düşünmeye başladı.

Bu yüzden bir anda büyük bir depresyona girdi ve bütün gün uyumaya başladı. Uyandığında bile çok halsizdi.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Bu depresif süreci eşiyle birlikte her şeyden ve herkeste uzakta yaşıyordu. Durumunun kötüleşmesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Hastanedeki tedavisi tamamlandıktan sonra bipolar bozukluğu olduğunu kabul etti ve bununla birlikte yaşamayı kafasına koydu. Hastalığından hiç utanmadı, soranlara dürüstçe yaşadığı süreci anlattı.

Ölümünden sonra oldukça ses getiren 'Yaşamak İstemem' parçası da bu dönemde ortaya çıktı.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

2. albümün hazırlama aşamasında eşi Didem ile ayrılmış olsalar bile albüm ve oğulları Yavuzcan için sık sık iletişime geçiyorlardı. Yavuz, eski eşine sürekli olarak parça için çok umutlu olduğundan ve herkesin dinleyeceğini düşündüğünden bahsediyordu.

Hastalığını en çok tetikleyen ve kendisini intihara sürükleyen depresyon da bir nevi bu dönemde başlamış oldu.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

2. albümünden çok umutlu olan Yavuz için kötü haber yapım firmasından geldi. Yapım firması, albümün ön görülen tarihte yayınlanamayacağını söyleyince Yavuz yıkıldı. Kötü düşüncelerden kurtulamayan Yavuz, durumunun kötüleştiğini fark edince kendi isteğiyle hastaneye yatmaya karar verdi.

Ancak babasını klip çekip hastaneye geri döneceğine ikna ederek tedavisini yarıda bıraktı ve hastaneden çıktı.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Yavuz babasına söylediği gibi geri dönmedi, bir anda ortalıktan kayboldu. Herkes Yavuz'dan haber almaya çalışıyordu. Bu sırada Yavuz, eski eşi Didem'in annesini arayarak oğlu Yavuzcan'ı biraz gezdirmek için alacağını haber vermişti.

Yavuz'u arayan yalnızca yakınları değildi. Çarşamba günleri sahne aldığı Shaft Bar'ın işletmecisi ve hayranları da onu bekliyordu.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Hayatını kaybettiği 15 Ağustos 2001 Çarşamba günü sürekli çalan telefonuna cevap veren kişi ne yazık ki o değil, polis oldu. Yavuz, saat 19.00 civarında Boğaziçi Köprüsü'nden atlayarak hayatına son verdi.

Eski eşinin tahminlerine göre Yavuz, oğlu Yavuzcan'ı almak için yola çıktıktan sonra trafikte sinirleri bozuldu ve hastalığı bir anda beynini ele geçirip intihar etmesine sebep oldu.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Çünkü Yavuz yüksekten çok korkuyordu ve bilinci yerindeyken köprüden aşağı atlaması mümkün değildi. Ancak herkes eski eşi gibi düşünmüyor. Teoman'a göre Yavuz psikolojik olarak iyi bir durumda değildi. Bu yüzden istediği ünü elde edebilseydi bile ondan da memnun olmayacak, intihar edecekti.

Ardından birbirinden değerli parçalar bırakan Yavuz, yaşasaydı bugün 50 yaşında olacaktı.

Yavuz Çetin'in Bipolar Bozukluk ile Mücadele Ettiği Trajik Hayatı

Huzur içinde yatsın 

Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.