• DOLAR 00:13
    6.8651 (0.25)
  • EURO 00:13
    7.7192 (0.39)
  • ALTIN 00:06
    391.866 (0.19)

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

1 ay önce eklendi
5 dakika 16 saniyede okuyabilirsiniz
Kadının yok olan adını var etmek için çabaladı hiç durmaksızın. Tüm kadınlar için elinden geleni yapan tek bir kadındı Duygu Asena. Bugün onun hayat hikayesini anlatarak daha fazla kişinin öğrenmesini sağlamayı hedefliyoruz. Mutlaka okumanız gereken bir hayat hikayesi...

19 Nisan 1946'da İstanbul'da tutucu bir ailenin kızı olarak dünyaya gelir.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

"Dışarıdan baktığın zaman, benim doğduğum ev tam bir sıcak yuva. Kadın, annem, genç ve güzel. Erkek, olgun ve geliri, kazancı yerinde. Bahçe içinde, iki katlı güzel bir ev, iki çocuk. Yokluk, yoksunluk değil, fazlalık var: Komşuda olmayan sende var. Ama orada her şeyin -ve bizlerin de, eşinin, çocuklarının…- sahibi olan babam dahil, kimse mutlu değildi. Sıcak olabilecek, olması gereken yuva, cehennemdi desem haksızlık olur, ama soğuktu."

Mezuniyetten sonra, Haseki Hastanesi Çocuk Kliniği'nde ve İstanbul Üniversitesi Çocuklar Evi'nde çalışır.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

Ancak gazetede, ikisi de evli olmalarına rağmen bir başka gazeteciye âşık olur. Zaten anlaşamadığı eşine durumu anlatarak ayrılmak ister. Aynı şeyi âşık olduğu adam da yapar. O dönem, gazetenin genel yayın yönetmeni Nezih Demirkent ve beş diğer gazeteci Duygu Asena'yı 'hafif kadın' olmakla itham ederek mahkemeye verir. Her ne kadar evliliklerinde geçinemiyor olsalar da eşi Gültekin Gürgen, "Eşim çok namuslu kadındır." diyerek Asena'nın lehine tanıklık yapar.

Dava kapanır ancak gazeteden kovulur, sonrasında eşiyle anlaşmalı olarak boşanırlar.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

"Gizli, yasak bir ilişki, ama her şey de ortada! Neredeyse herkesin gözü üstümüzde. Nezih Demirkent ikide bir çağırıyor beni, 'Bırakacaksın' diye masaya yumruğunu vuruyor. Bendeyse şöyle bir şey var. Hangi konuda, kim olursa olsun, birisi bana 'Yapma' derse, ben ısrar ederim; yapacağım! Bana bunu yasaklayamazsın. Kötü bir şey yapmıyorum. 

Bir süre Ayrıntılı Haber gazetesinde muhabirlik yaptıktan sonra, 1976-78 yıllarında Man Ajans'ta metin yazarı olarak çalışır.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

1978'de Gelişim Yayınları'nda genel yayın yönetmeni, 'Kadınca' dergisinde de direktör olur. Feminist bir birey olarak dergiyi gelip gelebileceği en iyi yere getirir. Feminist olmasını da annesinin acılarına, özel hayatında yaşadığı toplum baskısına, işten atılmasıyla sonuçlanan iftira oyununa bağlar.

Bile isteye değil de ahlaksızlık, eşitsizlik ve ötekileştirilmeye karşı mücadele ederek Feminist olmuştur.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

'Kadının Adı Yok' kitabıyla 1987'de Feminizm adına yeni bir dönem başlatır. Kitap, bir yılda 40. baskısını görür. Aynı yıl Atıf Yılmaz, kitabı beyaz perdeye uyarlar ve film gişede büyük bir başarı yakalar. Çeşitli ödüller alarak yılın en iyi yazarı seçilir. 

Ekibiyle, Milliyet gazetesinde 'Kim' kadın dergisini ve 'Negatif' gençlik dergisini çıkarırlar.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

1992-97 arasında TRT 2'de yayınlanan 'Ondan Sonra' programını, hazırlar ve sunar. Milliyet gazetesinin ardından Cumhuriyet, Yarın, Habertürk ve Vatan gazetelerinde de köşe yazarlığı yapar. 1997'de 'Aynada Aşk Vardı' kitabını çıkarır. Bu kitapta üç ayrı kadını, kendi hayatında yaşadıklarından yola çıkarak ele alır.

Kadınca dergisindeki yazılarından derlediği 4. kitabı 'Değişen Bir Şey Yok', 1994'te çıkar ve ilk haftadan 70 bin satış yaparak kendi rekorunu yeniler.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

Aynı yıl Duygu Asena'ya, beyin tümörü teşhisi konur. Acil şekilde ameliyata girer ancak yazmayı bu dönemde de bırakmaz. 1995'te Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından ikinci kez yılın en iyi yazarı seçilir. 2001'de 'Aslında Özgürsün' adlı kitabını çıkarır. Bu kitabında en mutlu evliliklerde bile bulunan çatlakların varlığını anlatır. 2003'te 'Aşk Gidiyorum Demez' ve 2004'te 'Paramparça' adlı kitapları çıkar.

Duygu Asena, 12 yıl inatla savaştığı beyin tümörü yüzünden 30 Temmuz 2006'da İstanbul'da dünyaya gözlerini yumar, cenazesinde tüm sevenleri tarafından sarı güllerle uğurlanır.

Hemcinslerinin Maruz Kalabileceği Her Türlü Şiddete Karşı Direnip Sonunda Kazanan Olmayı Başarmış Bir Kadın: Duygu Asena

Kardeşi İnci Asena kardeşinin ölümünden sonra şöyle der:
"Çocukluk dönemimizde Duygu bana sarı gülleri içeren bir dörtlük okurdu.'Eğer bir gün ölürsemMezarıma gelip de sarı güller dikersinO da bir sarı güldüNe çabuk soldu dersin'Hüzünlü sözleri olan bu dörtlük beni hep ağlatırdı. Onun cenazesinin örtüsünde sarı güllerin yer almasının anlamlı olacağını düşündüm."

Reklam Engelleyici Kullanıyorsunuz!
Sitemizden yararlanabilmek için reklam engelleyicileri kapatmanız gerekmektedir.